:: Ayhan KARA ::
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kemal Kılıçdaroğlu İle Görüşme
22 Ağustos 2010 Doğum günümdü,en büyük hediyem Genel Başkanım Sayın Kılıçdaroğlu'yla görüşmek oldu.Şahsında bir lider gördüm,arkasından gidilecek, mert,sevecen,vicdan sahibi,saygılı,vatansever.Bazı çevrelerin tahammül edemedikleri özellikleri bunlar besbelli.Vatandaş onu sevecek ve destekleyecek,büyük bir olasıkla da iktidara taşıyacak.Ne olacak o zaman?Bir devir kapanacak yeni bir sayfa açılacak,işte bu değişimi istemeyenler yeni başbakanımızı taşlayacak bizler ise onun önünde siper olacağız tıpkı dostlarım benim önümde nasıl siper oluyorsa,hepsine minnettarım.
|
|
|
 |
|
|
Kurtderesi Toplantısı
Kurtuluş ailesine buradan teşekkür etmek istiyorum.Beni kendi mahallelileriyle tanıştırdılar.
Yüze yakın yeni dostumuz oldu, hemen herşeyi konuştuk, tartıştık.Birbirimizi anladığımızı düşünüyorum.
Muhtarlarla Toplantılar
Samandağ mahalle muhtarı dostlarımla iki kere bir araya geldim.Kendileriyle Samandağ’ı konuştuk.Problemlerimiz,yapabileceklerimiz,projelerimiz vs.Bundan sonra da sürekli temasta olacak ve memleketimizi ileriye taşımak için ne gerekiyorsa hep birlikte yapacağız.Sırada köy muhtarlarımız var,kendileriyle bölgesel olarak bir araya geleceğiz.Daha sonra bütün Hatay için aynı toplantılar söz konusu olacak.
Referandum Süreci
Neden ''Hayır'' oyu kullanılması gerektiği konusunda aşağıdaki çabalarım oldu:
- Hatay'daki birkaç gazetede her gün ‘Neden Hayır?’ ile ilgili bir ilan verdim.
- Samandağ Belediyesi’nin önündeki ışıklı panoda ‘Hayır’ ilanım yayınlandı.
- ''Evet demeden önce'' adlı bir makale yazdım, bu makaleyi 15.000 kişiye mail yoluyla ulaştırdım, söz konusu makale gazetelerde haber olarak yayınlandı.
- Çeşitli mahalle ve aile toplantıları yaptım.
- CHP mitingine binlerce Samandağlının Antakya’ya taşınmasını sağladım.
- Partiden edinidiğim müşahit kartlarıyla arkadaşlarımla birlikte sandıklarda görev aldım.
- Referandum günü Samandağ (Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu hariç) Mağaracık, Tekebaşı, Çöğürlü, Meydan, Sutaşı ve Kuşalanı’ndaki bütün sandıkları arkadaşlarımla birlikte teker teker gezdim ve sandıkların durumunu oradaki görevlilerden öğrendim
ADD’den Plaket
18 Eylül 2010’da ADD Genel Başkanı sayın Çölaşan Hatay’daydı.Derneğe yaptığım katkılardan dolayı kendilerinden bir ödül alma onurunu yaşadım.Sözkonusu derneğe katkılarım artarak sürecek.Bu tarz derneklerin ülkemizin geleceği için hayati bir önem taşıdığını ifade etmek isterim.
Ali Taş Resim Galerisi Açılışı
Sanatçı arkadaşımızın atölyesini hep beraber açtık.Kendisine başarı diliyorum.Şahsiyeti,yeteneği ve duruşuyla başarı dileklerinden ötesini hakediyor.
Siteme Ziyaretler
Sitemi ziyaret edenlerin sayısı 11 000’i çoktan aştı.Ziyaretçilerin bulunduğu ülke sayısı ise 57’yi buldu.İzleniyoruz,okunuyoruz,destek alıyoruz.Bu oldukça önemli.Hareketimizin başarıya ulaşması için her damla alın terine ihtiyacımız olacak.Destekleyen herkese teşekkürler!
Aile Ziyaretleri
Çeşitli mahallelerde aile toplantılarına devam ettim.Her tanınmış yüz, her fethedilmiş yürek başarı yolunda bize büyük katkılar sağlayacaktır.Sizden bu konuda bir ricam olacak; mahallenizde veya ailenizde benimle tanışmak isteyen insanlarla beni lütfen bir araya getirin, insanlar sağdan soldan duyduklarıyla değil bire bir tanısınlar , destekleyip desteklememek onlara kalır.Önemli olan bizzat tanışmak.
Gözcüler Toplantısı
İskenderun Gözcüler’de siyaset ve ticaret dünyasından bir grupla bir araya geldim.Dostlarıma kendimi anlatma fırsatı buldum.Onlar sordu,ben anlattım.Oldukça verimli bir toplantıydı.
Bu tür toplantılar devam edecek.İskenderun basınıyla yakın bir zamanda bir araya geleceğiz, ardından muhtarlarla...Sonra diğer ilçelerdeki toplantılar...
Basında İtham Ve Karalama
Onuncu Köy gazetesinin 23 Eylül 2010 tarihli baskısının manşetinde şahsımı ve siyasi kariyerimi hedef alan bir yazı yayınlandı.Sözkonusu yazı gerçekten uzak olmakla birlikte siyasi geleceğimi de karalama hedefi güdmüştür.Gerekli cevabı gazeteler aracılığıyla verdim.ADD de gerekli hassasiyeti gösterip iddiaları tekzip etti.
Konuyla ilgili ayrıntıları ‘Güncel’ bölümünde okuyabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
*CHP’de yeni ve temiz bir sayfa açıldı.Baykal’ın yerine halkın ve örgütün tam desteğini alarak gelen Kılıçdaroğlu’na başarı dileyerek başlamak istiyorum. İşi çok zor...
Partide yıllardır hakimiyet sağlamış insanlar ve bu insanların kurduğu sistemlerden partiyi arındırmanın ne kadar güç olduğunu tahmin edebiliyorum.Hatay il örgütünün de görevden alındığı bu günlerde siyaset sahnesinin oldukça hareketli günler yaşayacağının sinyallerini de almış bulunmaktayız.
*Ben Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı seçildiği günü milat olarak kabul ediyorum ve buna inanmak istiyorum.Şimdi gelelim milattan öncesine işin:
Baykal genel başkan olduğu sürece Hatay’da hiç bir şeyin değişmeyeceği kanısı hakimdi hemşehrilerimizde.Biz ise bu çaresizliğin ve umutsuzluğun nasıl kırılabileceğini düşünmeye ve bunun yöntemlerini aramaya başlamıştık.Onun için ‘Bağımsız Adaylık’ seçeneğini düşündük ve sunduk.Gelelim milattan sonraya...
CHP kurultayından Kılıçdaroğlu genel başkan olarak çıktığı an aslında bağımsız adaylığın en önemli sebebi ortadan kalkmıştı.Karar verme işini aceleye getirmek istemedim,neticede artık tek başıma hareket etmiyordum.Arkadaşlarımla bir araya geldim,fikir alış verişinde bulunduk.Yüz kişilik bir toplantı daha yaptık ve bu toplantıdan CHP’ye girme kararı çıktı.Ülkenin bugün itibarıyle düzlüğe çıkmasının en büyük teminatı Atatürk’ün kurduğu partinin iktidara gelme olasılığıydı.Bu olasılığı daha da güçlendirmek için bu kararı aldık.Sayın Nihat Matkap’ın daveti üzerine de henüz üyesi olmadığımız partinin Samandağ,İskenderun,Kırıkhan ve Belen teşkilatlarını ziyaret ettik.Her gittiğimiz ilçede coşku ve heyecanla karşılandık. Mücadelemizi artık bu partinin çatısı altında yürüteceğiz.Parti içi demokrasi pusulamız olacak.
*Yaylıca Doğa Tesisleri’nde kalabalık bir tanışma toplantısı yaptık.Katılımcılarla dört saati aşan bir sohbet imkanımız oldu.Herkes fikrini söyledi.Kimisi sorularına cevap aradı.Bu tarz toplantılar Hatay’ın çeşitli ilçelerinde tekrarlanacak.
*Dört ayrı partiden seçilmiş belediye başkanlarıyla defalarca biraraya geldik.
Umuyorum en kısa zamanda bu değerli arkadaşlarla birlikte partiye resmi girişimiz olacak.Herhangi bir değişiklik olmaz ise 23 Temmuz 2010 tarihinde başvurumuzu yapmayı düşünüyoruz.
*Tekebaşı ve Meydan Köyü’nde kurulmaya çalışılan Rüzgar Santralleri ile ilgili adımlarda halkın yanında olduğumuzu gösterdik.Başta Meysem Tuncay,İrfan Balıkçı,Faik Aslan ve Vahit Kayıkçı olmak üzere birkaç arkadaşla birlikte yaptığımız müdahalelerle kimsenin burnu kanamadan gösterilerin olumlu bir şekilde sonuçlanmasını sağladık.Alay komutanımız Sayın Vedat Çolak’a da sağduyulu yaklaşımı için teşekkür ediyorum.Bu olaydan sonra Tekebaşında iki toplantı yaptık ve vatandaşlarımıza konuyla ilgili bilgi verdik.’Samandağ’ın Yerinde Yeller Esmesin,Geç Olmadan İstilaya Dur De !’ sloganıyla bir el ilanı bastırıp dağıttık.Rüzgar türbinlerine karşı değiliz ama yaşam alanlarına kurulmasına anlam veremiyoruz.
‘Yaşam Alanlarına Sahip Çık’ platformundaki arkadaşların girişimlerini takdirle karşılıyorum ama bu platformun üyelerinin hemen hepsi herhangi bir partinin faal üyesiyken ve bunun aksine,ben henüz herhangi bir parti üyesi değil iken rant elde edebileceğimi düşünerek beni aralarında görmek istememelerine de anlam veremiyorum.Başbakan Erdoğan bile destek verse bunu kabul etmeme lüksümüz olmamalı.Yukarıdaki konuları görüşmek üzere valimiz sayın Lekesiz’i ziyaret ettik.Yaptığımız görüşmede halkımızın düşüncelerini de dile getirdik.Avukat arkadaşımız Çetin Sakallı da konuşmalarımızı ve itirazlarımızı yazıya dökerek bir dilekçe halinda sayın valimize sundu.
*Başkent’te Hatay Günleri’ne katıldım.İlimiz için bir ilk olduğundan eleştirilerimi sonrakine saklamak istiyorum.Daha yoğun ve düzenli bir katılım ilimizin tanıtımına oldukça fazla katkı sağlayacaktır.
*Hataylı yerel sanatçılarla bir araya geldim.Her biri son derece değerli sanatçılarımızın görüşlerine başvurdum,projelerimden sözettim.Arkeoloji Müzesi yeni yerine taşındıktan sonra eski binanın ‘Yerel Sanatçılar Müzesi’ olarak değerlendirilme olasılığından sözettik.Yakın bir zamanda tüm sanatçılarımızın eserlerinin sergileneceği bir ‘Karma Sergi’ için görüş alışverişi yaptık.Yakında bu konuda daha ayrıntılı bilgi vereceğim.
*Hataylı arkadaşlarımızın İstanbul’daki toplantısına katıldım.Orada CHP PM üyesi Enver Aysever ile sohbet etme fırsatım oldu.Kendisi kısa bir konuşmayla partisinin hedeflerini anlattı,bizleri tanımaya çalıştı.
*Hürriyet ve Sözcü gazetelerindeki köşelerde benden söz edildi.İçinde bulunduğumuz hareketin Samandağ ile sınırlı olmadığının bir başka göstergesiydi bu.Düşünce ve projelerimle ulusal basında daha çok yer alıp daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışacağım.
|
|
|
|
|
|
Son rapordan bu yana oldukça fazla gelişme yaşadık:
*Hangi partiden aday olmam konusunda gerçekleştirdiğimiz anketin sonucu aşağıdaki gibi oldu.
-CHP % 34
-Bağımsız % 25
-ÖDP % 21
Sonraki anket en fazla oyu alan iki seçenek olan CHP ve Bağımsız adaylık arasında oldu.
İlk anket kadar ilgi görmedi ikincisi.Sonuç şimdilik dengede gidiyor.
*Değişik kesimlerle görüşmelerimiz devam ediyor.Samandağ kadromuz kesinleşti.18 kişilik kadro ilk toplantısını da yaptı.Kadroda her kesimden insanlar var.Bu arkadaşların en büyük ortak noktaları vatanperver oluşları.Aynı çalışmaları Hatay’ın geri kalan ilçelerinde de yapmaya başladık.Kadın Kolları neredeyse kesinleşti.Sıra gençlerimizde.Son derece güçlü bir kadro yapısıyla muhteşem bir birliktelik sağlamak üzereyiz.Hep beraber hareketimizin rotasını belirleyeceğiz ama önce Okyanusu oluşturmamız lazım.Önümüzün aydınlık olduğunu düşünüyoruz.
*Ressam Ali Taş’ın sergisine sponsorluk yaptım.Karanlıkta görünen boyayla yapılan tabloları birçok Hataylı izleme fırsatı buldu.Aknehir’li şair Süleyman İsa ile ilgili kitap için TYS Antakya şubesine de bir katkım oldu.Bazı STÖ’lere ve öğrencilere de katkı sağladım.İlçemizdeki iki liseye Felsefe Günleriyle ilgili sponsorluklar da yaptım.Bir hemşehrimizin sağlık sorunuyla ilgili de bir desteğim oldu.Bu tarz çalışmalarım devam edecek.
*Birkaç belediye başkanı,işadamı ve muhtarla birlikte bir toplantı gerçekleştirdik.Beraber hareket edebileceğimiz bir iklim sağlamaya çalışıyoruz.Umarım herşey yolunda gider zira tasalarımız ve hedeflerimiz aynı.
*Mağaracık’ta rüzgar türbinleriyle ilgili olarak düzenlenen bilgilendirme toplantısına katıldım ve fikirlerimi halkla paylaştım.Turizmi,tarımı ve yaşam alanlarımızı kısıtlamadıkça bu tür enerji kaynağına tabi karşı değiliz ama halka rağmen hiçbir şey yapılamaz,bunun altını çizdik.
*Siyasetin bazı insanların iki dudağı arasına mahkum edildiğinden çok sözettik.Son zamanlardaki gelişmeler bunu kırar bir görüntü veriyor.
*Hürriyet gazetesinin köşe yazarı ve bu mesleğin duayeni sayın Rahmi Turan ile Hatay’da buluşma fırsatım oldu.Bütün gün siyaset ve tarih konuştuk.Planlarımı ve projelerimi anlattım kendilerine.Fikrini sordum.Köşesinde bana yer verdiği için kendisine minnettarım.
Türk Tanıtım Vakfı başkanı sayın Kemal Baytaş ve eski bakanlarımızdan sayın Işılay Saygın ile de temaslarımız oldu.Derin tecrübelerini aktardıkları için onlara da teşekkür ediyorum.
*CHP lideri sayın Baykal hiç tasvip etmediğim ve oldukça acımasız bulduğum bir sebepten dolayı koltuğunu sayın Kılıçdaroğlu’na bırakmak zorunda kaldı.Yeni genel başkanın söylemleri ve kadrosu şimdilik olumlu.Memleketimiz adına hayırlı olmasını diliyorum.
*Bazı partilerden adaylık konusunda çok ciddi teklifler geldi geçtiğimiz günlerde.Ama daha once de size söylediğim gibi Samandağ ve Hatay’ın dokusuna ters bir partiyi asla tercih etmeyeceğim.Atatürk ilke ve inkilapları da pusulam olacak.
*Kıbrıs’taki Hataylı öğrencilerin daveti üzerine Girne’de düzenlenen geceye katıldım.Samandağ belediye başkanı sayın Mithat Nehir ve eşleri de katıldılar geceye.Vatanperverlik sınırlarını zorlayıcı bazı konuşmalar hoşuma gitmese de orada hemşehrilerimle tanışmak ve zaman geçirmek oldukça keyifliydi benim için.Öğrencilere hitaben kısa bir konuşma yapma ve düşüncelerimi onlarla ,paylaşma fırsatım da oldu orada.
*3 Haziran günü Moskova’da Nazım Hikmet’i anma törenlerine katıldıktan sonra Hatay’a döner dönmez geniş katılımlı birkaç toplantı yapmayı düşünüyorum.Böylece yol haritamız belirlenecek.
|
|
|
|
|
|
Saygıdeğer Hatay’lılar ve sitemi ziyaret eden dostlarım!
Siyasi süreçte yaşadıklarımı size iletmeye devam etmek istiyorum.
Daha önce de sözünü ettiğim ‘Rozet’ ve ‘Kitapçıklarımız’ hazırlandı ve dağıtımı yapılıyor.Ayrıca Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu konuları içeren bir ‘Afiş’ de bastırdık.Adalet,ekonomi,eğitim,sağlık,sanat,spor ve tabiat içerikli afişleri de astırmaya başladık.Olumlu tepki toplamakla birlikte insanların kafasındaki ‘Hangi partiden çıkacak?’ sorusunu daha da belirginleştirdi.Henüz bir parti seçimi yapmadık.Anket sonuçlarına bakacak olursak ilginç bir tablo sözkonusu:
CHP % 34,Bağımsız %22,ÖDP%21 ve diğerleri…Kimi insanlar bu anketi spekülasyon için yaptığımı ve rakamlarla oynadığımı söylüyor.Spekülasyon yapmak isteseydim rakamları da şişirirdim.Olsun, her türlü eleştiriye açığız.
Bu arada parti seçimi konusunda Ankara’da ilk temaslarıma başladım.Oldukça iyi geçen görüşmeyi başka ziyaretler de izleyecek.
Siyasete atılma kararımdan sonra zihnimi en çok meşgul eden konulardan biri memleketime nasıl faydamın dokunacağı oldu.Bu çerçevede bir Rus otomotiv deviyle temasa geçtim.Daha once Mısır ve Bulgaristan’a yapmayı düşündükleri yatırım için kendilerine Hatay’ı bir alternatif olarak sundum.Yaptığım sunumda ilimizin stratejik konumu başta olmak üzere Ortadoğu ile yakınlığı ve şirketimizin otomotiv sektöründeki tecrübelerinden de sözettim.İnşaat makinası üretiminde Rusya’da bir numara olan şirketin yetkililerini Hatay’a davet ettim ve onlara anlattıklarımı yerinde gösterme fırsatı buldum.Bu projeyi hayata geçirmek için zaman kaybetmemek adına beni hemen fabrikalarına davet ettiler.Ben de araç imalatını yerinde görmek için bu fabrikayı gezdim.Hatay’lı hemşehrilerime istihdam ve tanıtım için bu projenin ne kadar önemli olduğunu sanırım anlatmaya gerek yok.Buraya kurulacak bir montaj fabrikasının ilimize neler katabileceğini tahmin edebiliyorum.Hatay’daki temaslarımızda valimiz Sayın Celalettin Lekesiz, TOBB Yönetim Kurulu üyesi Sayın Mehmet Ali Kuseyri, ve Antakya Belediye başkan vekili Sayın Serdar Güven’e ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum..Konuyla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşacağım.
Bu arada 14 Mart’ta gerçekleşen CHP il kongresiyle ilgili birkaç satır yazmak istiyorum.
Şu an üyesi bile olmadığım bir partinin il kongresinde desteğime baş vurulmuş olması benim için hayli ilginçti.Hiçbir şekilde bu seçime müdahale etmedim,etmem de anlamsız olurdu zaten.
Bu konuda basında bazı haberler yeraldı ama doğrusu bu…
Şu an tam bağımsız olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.Sizlere defalarca anlattığım gibi benim yapmayı düşündüğüm siyaset bir insanın iki dudağına mahkum bir siyaset olmayacak,işte bunun içindir ki son kararımızı zamanı gelince yola beraber çıktığım arkadaşlarım ve ekibimle birlikte vereceğiz.
|
|
|
|
|
|
Saygıdeğer hemşehrilerim!
Daha önceki Z-Raporunda siyasete girme kararımdan sonra yaşadıklarımı sizlerle paylaşmıştım. Kaldığım yerden devam etmek istiyorum.
Hatay’da toplantılara ve tanışma turlarına devam ettim. Samandağ ve Antakya’da yaptığım dört önemli toplantı kadromun şekillenmesi için bana oldukça fazla ipucu verdi. İnsanlar beni ve yapmaya çalıştığım şeyleri tam olarak anlama fırsatı buldu bu toplantılarda. Ben de bir çok katılımcıyla ilk defa tanıştığım halde çoğunu kadromda görmek istediğimi sevinerek beyan etmek isterim. Büyük bir dikkat ve heyecan içinde geçen toplantıların en önemli ortak özellikleri müthiş bir saygı,sevgi ve samimiyet çerçevesinde cereyan etmiş olmalarıydı.
Bu arada sitemi ziyaret edenlerin sayısı 4300’ü buldu. Oldukça sevindirici bulduğum bu sayının on binleri bulması en büyük arzum. Bana ve yazdıklarıma inanan insanların yakınlarına benim sitemin adresini vermelerini istirham ediyorum.
Bu dönem içinde en çok üzerinde yoğunlaştığım konu ise harekete isim ve logo bulmaktı. ‘Okyanusta Bir Damla’ bu hareketin sembolü oldu. Aldığım olumlu tepkiler sembolün ne kadar isabetli olduğu yönünde beni rahatlattı.
Damlaya damlaya okyanusu oluşturacağımızdan hemen hiç şüphem olmamakla beraber en kısa zamanda hazır olacak damla şeklindeki ‘Rozet’lerin de rağbet görmesini temenni ediyorum. İçinde bulunduğumuz hareketi açık bir şekilde destekleyecek dostlarımızın bu rozeti takmalarını rica ediyorum. İsim isim zapt altına alınacak rozet sahipleri aynı zamanda sitede de ilan edilecek.
Herkesin net olması en büyük arzumuz. Herkes durduğu yeri açık bir şekilde göstermeli diye düşünüyorum. Bu en büyük samimiyet örneği olacaktır. Harekete inenıp rozeti takan insanların rozetleri iade etme ve hareketten ayrılma hakları her zaman mevcut olacak ve bu yöndeki kararları saygı ve olgunlukla karşılanacaktır. Son zamanlarda Türkiye gündemini meşgul eden bir çok konuda fikirlerimi yazıya dökmeye başladım, bunları kısa zamanda sitenin ‘Güncel’ kısmında sizinle paylaşacağım. Bana destek sözü veren herkese buradan teşekkür etmek istiyorum. Başarıdan söz edeceksek hepimizin başarısı söz konusu olacaktır. Birleşelim,güçlenelim, değiştirelim...
|
|
 |
|
 |
|
Sevgili hemşehrilerim, siyasete atılma kararı aldığım 30 Mart 2009 tarihinden itibaren yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yerel seçimlerin üzerinden sadece bir gün geçmişti. Moskova’daki ofisimizde oturmuş iş arkadaşlarımızla sohbet ediyorduk. Siyaset konuştuk. Türkiye’yi, yerel seçimleri irdeledik.
Arkadaşlarımın isyanı vardı bana karşı. Neden belediye başkanlığına adaylığımı koymadığımı tartıştık. Ardından genel seçimlerden açıldı konu. Neden olmasın? Neden bir milletvekilliği adaylığı sözkonusu olmasın? Bunu tartıştıktan sonra arabama bindim ve evimin yolunu tuttum.
Moskova trafiğinin de katkısıyla ofiste tartıştığımız konuları kendi kendime düşünmeye başladım. Evet,neden olmasın? Ülkeme ve ülkemin insanına daha fazla yararlı olmam mümkün olabilirdi bu yolla. Rusya’da yapmaya çalıştığım da bu değil miydi zaten? Ticaret hayatımda edindiğim tecrübeleri siyaset arenasına taşıyabilir miydim? Ne kadar yeterli olurum Türkiye siyaseti için? Ailem ve şirket ortaklarımız benim bu kararıma nasıl yaklaşır? Uzun süredir yurt dışındayım, insanımızın tepkisi ne olur? Bugün itibariyle hiç bir siyasi partiye üye değilim, nasıl ve nereden girerim siyasete? Mevcut siyasetçiler ve aday adaylarının tepkisi ne olur? Partiler nasıl bir yaklaşım sergiler?
Bunun gibi onlarca soru kafamın içinde kendine cevap aradı.
Bir şeyden emindim: Temiz bir siyaset yapacağım. Ülkem için varımı yoğumu ortaya koyacağım.
Halkımızın en çok özlediği siyasetçi profili bu değil mi? Seçmenini ve halkını hiç bir şart altında aldatmayacak, kendi çıkarları yerine ülke çıkarlarını gözetecek, adalet ve demokrasiyi pusulası yapacak, hiçbir suistimale alet olmayacak siyasetçiler değil midir halkımızın özlem duyduğu, ülkemizin ihtiyaç duyduğu?
Yukarıda sıraladıklarımla ne kadar örtüşüyorum? Ne kadar hazırım bu misyona? Bir dizi soru daha takıldı aklıma. İyice düşündüm…
Evet hazırım. Hem de ne kadar hazır olunması gerekiyorsa. Ülkemin içinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurunca siyasete girme kararımda aslında gecikmiş olduğumu bile düşünmeye başladım.
Kendimden emin olduğum an geriye artık bir şey kalmıştı: Beni yetiştiren ve sahip olduğum herşeyi borçlu olduğum babamla bu konuyu konuşmak. Aradım. Heyecanla düşündüklerimi anlattım. Cevabı çok kısa ve net idi: Ben ne yetiştirdiğimi çok iyi biliyorum, seni nerelerde görebileceğimi de hayal edebiliyorum, hayırlı olsun!
Kendime güvenim iyice arttı.
Sonra aile bireylerini ve dostlarımı da aradım. Aldığım tepkiler beni daha da cesaretlendirdi.
Artık yeni ufuklara yelken açmak üzereydim.
Nihayet tecrübe, bilgi ve becerilerimi insanım ve ülkem için faydaya dönüştürebileceğim fırsatı yakalamıştım.
Hem kendimi tanıtmak hem de insanımızın fikirlerini alabilmek için bir internet sitesine ihtiyaç duydum. Sitemi hazırladım, bugün itibariyle siteme 30 ülkeden, Türkiye’de ise 39 şehirden giriş yapılmış durumda. İnsanlar çıkışımı merak etmiş ve beni tanımaya çalışmış. Heyecan verici.
Çeşitli partilerden gelen teklifler çıkışımın boş olmadığının ayrı bir göstergesi oldu. Bazı STÖ’lerin tutumu da bana oldukça samimi geldi..
Bugün çalışmalarıma Hatay ve Hatay’lıların yoğunlukta yaşadığı şehir ve ülkelerde devam ediyorum. İnsanımızın güven duyması ve çalışmalarımı merakla takip etmesi bana gerçekten gurur veriyor. Bu güveni sarsacak hiçbirşey yapmayacağım sözünü sizlere buradan vermek istiyorum.
|
|
 |
|
 |
|
|
|
|
:: Ayhan KARA ::
|
|